Sadabat Hakkında

Tarihçe

Sadabad Hakkında

Hasbahçe Mesire Alanı


 


Tarihçe

Hıdırellez

Kagithane vadisinde Hidirelle kutlamalarinin tarihi asirlar öncesine gider. Kagithane mesiresi, eski zamanlarda sehre en yakin mesire yeri olmasi nedeniyle gözde bir mekan durumundadir. Içinden temiz bir tatli su geçen ve etrafi genis çayirliklarla ve yüksek agaçlarla çevrili bu mesire yeri, Istanbul halkinin kayiklarla veya fayton-koçu vb. araçlarla geldigi yerdir. Hidirellez her yilin 5 Mayisini 6 Mayisa baglayan gece baslar. 6 Mayis günü eski takvime göre Ruz-i Hizir mevsiminin baslangici olmasi nedeniyle padisah tarafindan 12 koyun kesilir. Ve bu baslangiç nedeniyle sehirdeki hiristiyan ve müslüman tüm okullara Kagithane’de ziyafet verilir. Bu okul ziyafetleri her gün baska baska okullarin getirilmesi ile yaklasik 15 gün sürer. Tarihi kaynaklara göre hidirellez günlerinde Istanbul’un 2/3’ü Kagithane mesiresine gelir. Herhangi bir nedenle gelemeyen ailelerde kavga çiktigina dair mahkeme belgeleri mevcuttur. Kayiklar veya arabalar günler öncesinden kiralanir. O gün için özel olarak hazirlanilir. Yiyecek sepetleri, minderler, kilik-kiyafet ve heyecan baskadir Kagithane hidirellezlerinde. Herkes kendine uygun bir agaç alti bulur ve yerlesir. Aksama kadar eglenir. Dilekler tutulur, sarkilar söylenir, oyunlar oynanir. Sabah gelislerde, özellikle de aksam dönüslerinde derede kayiklardan trafik tikanikligi yasanir.

1950’lara kadar süren bu gelenek, sonrasinda baslayan çarpik kentlesme ile sürdürülemez hale gelir. 1997 yilinda ise Kagithane Belediyesi tarafindan yeniden baslatilir. Sadabad-Hasbahçe’nin yeniden Istanbul’un çekim merkezi haline getirilmesi amaciyla baslatilan geleneksel etkinliklerden biri olan hidirellez, o yildan bu yana her 6 Mayis’ta Hasbahçe’de düzenli olarak yapilmaktadir. Adim adim okullara yönelik kuzu ziyafetinin de genisletilmeye çalisildigi Kagithane Hidirellezinde, halkin tüm kesimlerinin etkinlige dahil edilmesine çalisilmakta ve bu yönde yeni düzenlemeler yapilmaktadir.

Hidirellez atesi yakilmakta, üzerinden atlanirken dilekler tutulmaktadir. Ruz-i Hizir gelenegine uygun olarak kuzular kesilmekte, halka etli pilav-ayran ve tatli dagitilmaktadir. Kurulan sahnede çesitli müzik gruplari misafir edilmekte, insanlar aksam saatlerine kadar eglenmekte, dans etmekte ve piknik yapmaktadir.



Uçurtma Şenliği

Kagithane halkini Sadabad tarihi alanini kullanabilir hale getirmek ve genç Kagithanelilerin çocukluk anilarina Kagithane’yi rengarenk yerlestirmek amaciyla 1998 itibariyle Kagithane’de baslatilan Uçurtma Senligi ile Kagithaneli çocuklar gerek tek baslarina gerekse aileleri ile birlikte uçurtma uçurmaya yöneltildi. Teknolojik sehir bogulmalarindan bir nebze olsun çocuklari kurtarabilmek, çocuklugun vazgeçilmezleri arasinda olan uçurtmayi ögrenmelerini saglamak, hos bir gün geçirmelerine yönelik bir etkinlik olarak hayata geçirilmektedir. Kagithane Uçurtma Senligi’ni daha da renklendirmek için en yüksege çikan, en güzel yapilan, en küçük ve en büyük çatilan uçurtmalara çesitli ödüller de verilmektedir.


Bisiklet Yarışması

Yine Sadabad’i çekim merkezi yapmak üzere ve yine çocuk yüreklerde hos anilar birakmaya yönelik olarak her yilin 19 Mayis’inda Sadabad Bisiklet Yarismasi düzenlenmektedir. 1996’dan beri 13 yildir yapilan bisiklet yarismasina tüm çocuklar kendi bisikletleriyle katilmaktadir. Gelen bisikletleri tekerlek büyüklüklerine ve kiz-erkek olarak siniflandirmaktayiz. Tüm çocuklara yarisma tisörtleri ve güvenlik kasklari dagitilmakta ve birer numara verilmektedir.

Velilerinin yazili onayi alinmis çocuklar, bütün bu islemlerin sonunda Imrahor Caddesi üzerindeki Lale Sitesi önünden yarisa baslamakta ve Kagithane Merkezde bitirmektedirler. Tüm kategorilerde yarislar bitene kadar güzergah araç trafigine kapatilmaktadir. Gerekli saglik tedbirlerinin de alindigi bisiklet yarismasinin ödül töreni ise 19 Mayis Gençlik ve Spor Bayrami resmi törenleri sirasinda yapilmakta, yarismaci çocuklarin bisiklet ödülleri orada kendilerine takdim edilmekte, bir kupa ile seref kürsüsüne çikislari saglanmaktadir.


Okçuluk

Yüzyillar boyu askeri anlamda veya eglence olarak Kagithane vadisi ok atislarinda, at oyunlarinda kullanilmis, bu yaniyla da ünlenmistir. Kagithane vadisinde uygun bir alana dikilen yüksek bir sirigin tepesine konulan kabaga at üstünde dört nala kosarak ters atislar yapilmis, bu kabaklara veya küplere altin konulmustur. Saha, padisahlarin da atislarina sahne olmustur. Padisahlar, burada menzil oku atmis, atislar anisina menzil/nisan taslari dikilmistir. Bu çerçevede Kagithane’nin geleneginde bulunan okçuluk gösterilerinin yeniden canlandirilmasi için 1996’da okçuluk müsabakalari düzenlenmeye baslamistir. Olimpik kriterlerde çalisan sporcularla, Okçuluk Federasyonu Il Temsilciligi ile birlikte organize edilmeye baslanan müsabakalar, uluslar arasi kriterlere uygun gerçeklestirilmistir. Yarismalar sonunda ise geleneksel usülün anisina ortaya konulan bir toprak küpe atislar yapilmis, küpü kiran veya okunu iki tarafindan geçiren sporcuya küpün içindeki birkaç çeyrek altin hediye olarak verilmistir.

Geleneksel okçulugun Kagithane’de daha fazla canlandirilmasi arayislari sonucu geleneksel tarzda okçuluk çalismalari yapan gruplarla temasa geçilmis, Osmanli ve Selçuklu tarzi ok atislari, yay kullanimi, atis teknikleri ve kültürünü yansitan gösteriler de Kagithane Okçuluk Yarismalarinda yapilir hale getirilmistir. Ilk olarak 2006 yilinda baslayan geleneksel okçuluk, buradaki etkinligin önemli bir parçasi haline getirildi. Ve böylece Kagithane Okçuluk Müsabakalari iki bölüm sahibi oldu. Hem geleneksel okçular hem modern okçular gösteri ve yarismalar yapmaya basladi. Simgesel küp atisimizi ise bütün sporcular ortaklasa yapar hale getirildi. 2009 itibariyle 13 yildir yapilagelen okçuluk etkinligi de Kagithane Sadabad Senlikleri kapsaminda kurumlasan etkinliklerimizin arasina girdi.


Cirit

Kagithane sahrasinin yine asirlar boyunca önemli gösterilerinden biri de ciritler olmustur. Kagithane köyü ile Sadabad Sarayi arasina cirit sahasi kurulmus, sarayin baklaci ve lahanaci takimlariyla enderun oglanlarina ait cirit takimlari burada cirit müsabakalari yapmistir. Yabanci heyetlere verilen Kagithane ziyafetlerinde onlara cirit müsabakalari da seyrettirilmistir. Çesitli gravürlerde, yagli boya tablolarda, çesitli seyahatnamelerde yer alan ciritler, diger etkinlikler gibi 20. Yüzyilin çarpik kentlesme serüveninden nasibini almis ve unutulmus bir etkinlik olarak Kagithane tarihindeki yerini almisti.

Sadabad’i Istanbul’un yeni çekim merkezlerinden biri yapma çalismalari çerçevesinde, yörenin unutulan etkinlikleri bir bir tarihin tozlu sayfalarindan indirilip günümüz dünyasinin gerçekleri haline getirilirken 1995 yilinda cirit te Kagithane’de tekrar boy gösterdi.

Anadolu’nun çesitli yörelerine ait cirit takimlarinin Kagithane’ye getirilmesi ile baslayan etkinlik, Kagithane Cirit Sahasi insaasiyla devam etti. Ciritin Istanbul tanitimi için 1995 itibariyla her yil bir yere atlarla çikildi ve basin toplantisi yapildi. Ilki Taksim Meydani’nda, ikincisi Bogaziçi Köprüsünü geçerek, üçüncüsü Dolmabahçe Sarayi önünde, dördüncüsü Sultanahmet At Meydani’nda, besincisi Edirnekapi sur kapilarindan atlarla girerek yapilan basin toplantilari, etkinligi Istanbul’a tanitti. Her yil gösteri mahiyetinde yapilan ciritler, oyun sonunda bütün takimlarin birinci ilan edilmesiyle bitirildi. Kardesçe bir coskuyla geçen cirit gösterileri, Istanbul’lulara ciriti yeniden ögretirken, 1998-2003 yillari arasinda Kagithane Ciritleri ile ilgili bir de fotograf yarismasi düzenlendi. Yarismanin kataloglari yapildi, kazananlara para ödülü verildi ve eserler Beyoglu Sanat Galerisi’nde sergilendi.

Cirit sirasinda ek gösteri olarak bir yil buzkaçi oyunu, diger yil Türkmenisten at göstericileri getirildi. Bir baska yil at üstünde ok atma gösterileri yaptirildi. 2009 Ciritlerinde ise Usak Bayan Cirit Takimi ilk defa Kagithane gösterilerine çikacak. Bu belki kadin ciritçilerin, Selçuklu ve erken Osmanli döneminin Baciyan-i Rum kadin savasçi birliklerinden sonra ilk olarak meydana çikmalari ve erkeklerle mücadele etmeleri anlamina gelecek.


Güreş

Kagithane sahrasi padisahlarin dahi pehlivan güresleri yaptigi, ülkenin en ünlü pehlivanlarinin mücadele ettigi bir alan olagelmistir. Asirlar boyu süren bu gelenek 20. Yüzyilda ugradigi kesintiyi 1992’de kirmis, ondan önce uzun araliklarla yapilan güresler, 1992 itibariyle her yil yapilmaya baslanmistir. 1993 itibariyle ülkenin 1. Sinif yagli güresleri statüsüyle tescillendirilmis ve altin kemerli hala getirilmistir.

1992 itibariyle her yil yapilan yagli güreslere daima Kirkpinar’in tüm kadrosu katilmis, buna özen gösterilmistir. Böylece Kagithane güreslerinin taninirliginda hizla yol alinmis, Kagithane Güresleri artik ülkenin önemli güresleri arasina girmistir. Her yil 200 üzerinde büyük-küçük güresçinin katildigi Kagithane Yagli Güresleri, ülkenin her yerinden sporcu katilimi aliyor ve her yil en önemli baspehlivanlarinin tamamina yakini Kagithane çayirinda da boy gösteriyor. Günümüzde artik Sadabad-Hasbahçe’de tribünleri ve çayirlariyla kurumlasmis bir Güres Sahasi ile bir Cirit Sahasi bulunmaktadir. Kagithane halki ve Istanbullunun zihninde sehrin sosyal etkinlikleri arasinda da yerini almistir.